Manifesto

Genesis, kurucuları, çalışma arkadaşları ve çözüm ortakları ile beraber inşa ettiği yapıları birer sanat eserine dönüştürmeye çalışan; çevre ve toplum için değer üretmeyi kendine görev bilmiş kocaman bir ailedir.

Üretme aşamasında rol alan tüm paydaşlarımız ile beraber baştan sona her detayı değerlendiriyor, özgün çözümler üretmeye çalışıyoruz. En küçük detayı bile önemle inceliyoruz çünkü çoğu şey detayda saklıdır.

Yaratma sürecine tasarım ile başlıyor ve projenin bağlamsal metotlarını araştırmaya, anlamaya çalışıyoruz. Bu kapsamda, projenin inşa edileceği bölge, alan, sosyo-kültürel kavramlar üzerine uzun müzakereler yapıp; toplumsal ve ekonomik faktörleri de dikkate alarak tasarım kararlarımızı veriyoruz. Bu süreci, inşa edeceğimiz eserin temeli olarak düşünebiliriz. Nitekim kaliteli ve estetik bir eser, sağlam temeller üzerinde yükselebilir.

Gerekli kurum görüşleri ve izinleri alındıktan sonra, tasarımın uygulama süreci başlarken çevreye verilebilecek tahribatı en aza indirmek için gerekli aksiyonları alıyor ve tüm güvenlik tedbirlerini uyguluyoruz.

İnşa sürecini tamamlamak üzere, tüm çözüm ortaklarımız ile beraber disiplinli bir şekilde çalışıyoruz. Çözüm ortaklarımızın işinde uzman, tedarikçilerimizin sektörde kaliteli ve yeniliğe açık firmalar olmasına özen gösteriyoruz. Mimar ve mühendislerden oluşan tasarım ekibi ile saha uygulama ekibi, koordineli bir şekilde çalışıyor; gerekli kontroller ile yapılan imalatların tasarımlara uygun olmasını sağlıyoruz.

İnşa ettiğimiz yapının görünen bölümleri kadar görünmeyen bölümleri de var ve biz iki bölüme de aynı şekilde önem verip özen göstermek zorundayız. Nitekim eserlerimize sahip olan insanların uzun seneler boyunca sorunsuz ve keyif alarak kullanmaları için görünmeyen bölümler de mükemmel olmak zorundadır.

Son zamanlarda modern dünyanın bizlere getirdiği ve algı çerçevemizi gevşettiği ihtişamlı, zengin yöntemleri aşarak; hayallerimizin peşinde koşuyor, sade, estetik ve bizimle özdeşleşen yapılar inşa etmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz.